Cevapla  Konu Gönder 


YAĞMUR ÇOCUKLAR
Yazar Mesaj
ongun
Müdür
*******


Mesajlar: 3,110
Grup Administrators
Katılım: May 2008
Durum: Çevrimdışı
Mesaj: #1
YAĞMUR ÇOCUKLAR

Otizm ilk kez 1944’de amerikalı çocuk psikyatristi Leo KANNER tarafından tanımlanmıştır. Kanner otizmi:kendi yarattıkları dünyada yaşama eğilimi olarak tanımlamıştır. Aynı yıllarda Avusturyalı başka bir çocuk hekimi Hans Asperger’de benzer nitelikte sorunları fark etmiştir.
Daha sonra bilim adamları otizm ile ilgili çalışmalar yapmış ve tedavi teknikleri geliştirmişlerdir.
1966 yılına kadar otizmin daha çok varlıklı aileler ve soğuk ebeynne ‘buzdolabı anne’ olarak tanımlanan anneye bağlı olarak ortaya çıktığı düşünülmüş ve buna uygun terapiler yapılmıştır.
İlk kez kendisi doktor olmayan ve otistik çocuğu olan Bernert Rimland otizmin, beyinden kaynaklanan biyolojik bir temel olacağını varsaymış ve bu tarihten itibaren araştırmalar bu yönde ilelemiştir. Ve geriye bakıldığında eğitim gören otistiklerin, görmeyenlerden daha iyi durumda olduğu saptanmış. Ama halen otizmi kökten çözen, mucizevi bir tedavişekli bulunamamıştır.
Son çalışmalar, ailenin çocuğa olan davranışından ziyade, ebeveynler aracılığıyla aktarılan aktarılan genlerin önemini göstermiş ve genlerin davranışı belirlediğine dayanılarak, başka bir boyutta çocuk-aile ilişkisi önem kazanmıştır. Aile içi iletişimin bozuk olduğu zamanlarda, otistik çocukların gelişiminin daha olumsuz seyrettiği görülmüştür.

OTİZMLE İLGİLİ SORULAR VE BAŞLICA ÖZELLİKLER

OTİZM
Yaşamın ilk 3 yılında oluşan ve yaşam boyu süren özürlülük durumurdur. İletişim ve sosyal etkileşim yetileri şiddetli bozukluk gösterir ve gelişmede bir uyumsuzluk ortaya çıkar.Bazı alanlarda yetenekli olurken , günlük yaşamla ilgili basit becerilerde eksiklikleri olur.Otizm bir hastalık değil , gelişimsel bir sendrom olarak tanımlanır.

Temel Belirtiler
a- Toplumsal ilişkilerin gelişiminde bozukluk
b-Sözel veya sözel olmayan iletişimde bozukluk
c- Takıntılı , tekrarlayıcı davranışlar , ilgili alanlarının kısıtlığı ve darlığı

PPD=Yaygın Gelişim Bozukluğu Kavramı

Otizm nelerle karışır?
Doğumsal sağırlık , çocukluk çağı depresyonu ,çocukluk çağına özgü konuşma sorunları , zeka geriliği ve dikkat eksikliğiyle (hiperaktivite)karışabilir.

En erken nasıl tanımlanır?
Bazı araştırmacılar en erken belirtilerin taklit alanında ve jestlerin gelişiminde kendini belli ettiğini ifade ederler. Yapılan çalışmalarda ; Doğum anındaki sorunlarla otizm arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır.Doğum öncesi sorunlardan özellikle kızamıkçık virüsünün otizm ile ilgisi olduğu kanıtlanabilmiştir.Yine talidomid adlı ilacında otizme yol açtığı görülmüş fakat yüksek bir geçerliliği yoktur.

Nasıl Tanı Konur?
Nesnel objektif bir yöntem yoktur.Biyolojik tetkik yöntemleriyle tanı konmaz Çocuğu gözlemlemek ve aileden alınan ayrıntılı sistemli bilgiler ışığında tanı koyulabilir.Bunun için geliştirilen (gözlem ve sorgulamaya dayanılan)teknikler;
1-ADİS-R yapılandırılmış görüşme tekniği
2-ADOS ; deneysel durumlar yaratılarak çocuğun birşey işaret etmesi veya soru sorması sağlanır.
3-CARS
4-Wing Soru Çizelgesi
5-BSE-R
6-CHAT

Erken Tanının Önemi Nedir?
Özel eğitimin bir an önce başlatılması açısından önemlidir.Bu da öğrenme çağındaki çocuğun büyük potansiyel taşımaları ve eğitimin sonuçlarından daha fazla yarar görmelerini sağlar Erken yaşta başlanan eğitimle otistik çocuklara pek çok beceri kazandırılabilir.

Ne gibi belirtilr gösterirler?
Bu çocuklar kendi dünyalarında yaşar gibidirler. Aynı oyuncaklarla saatlerce oynayabilirler , etrafı keşfetmeye ilgi göstermezler
- Güvenilir tanı konulması için çocuğun birçok kez , belli aralıklarda , değişik ortamlarda ve birden fazla profesyonel tarafından görülmesi uygundur.
-Eşyalar , insanlar ve olaylarla anormal ilişki içindedirler. Eşyalara bağlanabilirler , insanlarla iletişim kuramazlar vb..

Otistik Çocukların İlgi Alanları
-Rutinleri ve ritüelleri izlemede mantıksız ısrar (değişimlere kolay adapte olamaz ve direnç gösterirler)
-Oyun ; oyuncak veya oyunlara ilgi göstermezler buna karşılık evdeki eşyalarla ilgilenirler Kendi başlarına oyunlar oynarlar ve bu oyunları geliştirmezler

Otizm tanısında karşılasılan sorunlar
Erken tanıda ki başlıca sorunlardan biri ;
1-Otizme özgü belirtilerin ancak çocuğun ileri yaşlarında acığa çıkmasıdır. örn;konuşmaya 2,5-3 yaşında başlayan normal çocuklarında olması
2- Normal bir çocukta gelişim çağında oistik belirtiler gösterebilmektedir.
3- Otistik çocuklar tipik olarak , bir alandan gelişip başka bir alanda gerilik gösterebilirler örn; bye bye demeyi bilmeyen çocuk yap boz yapabilir.
4- Otistiklerinde görme ,işitme vb engeli olabilir yada down sendromlu veya spastik bir çocukta otizm olabilir.

Otizm alt tipleri
En çok bilineni zeka düzeyine göre olanıdır Üstün zekalı , normal ve zeka geriliği diye 3’e ayrılır.
Başka bir sınıflamada nedeni belli olanlar ve olmayanlar olarak 2 ye ayrılır.
Wing’e göre de 1-Uzak durup (yalnızlığı tercih eden , hiç iletişim kurulamayan)
2-Uzak ama yakınlaşınca adım adım olumlu tepki verenler
3-Aktif ama tuhaf örn;sürekli dolaşmak isteyebilirler

Asperger Sendromu Nedir?
Hans Asperger tanılamış ve ismi verilmiştir.Tipik olarak otistiklerde görülen sosyal ilişki ve iletişim sorunlarının yanı sıra dar ilgi alanı ile tanılanmıştır
Örn; köpek balıkları ve türleri konusunda aşırı bilgi sahibi olabilirler küçük profesör olarak da tanımlanırlar.
Otizmden ayırıcı özelliği zamanında konuşmaya başlarlar ve tipik olarak , aşırı bilgiçlik ve el becerilerinde özel sorunlar görülür.Normal veya üstün zekaya sahiptirler.Mekanik oyuncaklara aşırı düşkün olup ilgi alanı dar oyunlarla iletişim kurarlar.Amaçsızca nesneleri toplarlar. Özbakım sorunları olmaz davranış sorunları olur.Duygularını hep akılcı ve kuru tarzda yorumlama içindedirler vücut dilini kullanmada sorun yaşarlar.

Asperger sendromu ve Yüksek Fonksiyonlu Otistikler arasındaki ayrım
ABD’li uzmanlar bu tanı yerine. Daha çok yüksek fonksiyonlu otistik tanımını tercih ederler. Bazı araştırmacılara göre ikisi farklıdır. Örneğin asperger sendromu, belirgin olarak, erkeklerde 20 kat daha fazla görülür ve genetik temeli daha fazladır.

Yuksek Fonksiyonlu Otistikler hangi durumlarla karışır?
Yüksek fonksiyonlu otistikli özellikle duygusal gelişimde ve öğrenmede sorunu olan çocuklarla benzer özellikler gösterir duygusal güçlüğü olanlarda sellektif mutizm görülebilir.Öğrenme bozukluğu olanlarlada geç konuşma ve ifade problemi olur.

Atipik otizm nedir?
Otizmin tüm belirtileri yoktur . Tanıda en çok sorun yaratan konulardandır.Dil ve sosyal iletişimle ilgili sorunlar dilin amacına yönelik kullanımındaki sorunlar , aşırı çekingenlik ,utangaçlık ,gündelik ve özel yaşantıda belli ilkeleri aşırı katı yaklaşım ,bağlılık vs. Bazı kişilik bozuklukları a tipik otizmle ilişkili olabilir.

Kesin tanı konmazsa ne yapılabilir?
Otizm ön tanısı konulabilir ve özel eğitime başlamada uzmanlarca takibe alınmalıdır. Otizm sonradanda gelişebilir .Otistik Regnasyon(gerilik) otistiklerin 1/3’nde görülür.

Çocukluk çağının Dezentegrafik Psikozu nedir?
Bu çocuklar en az 2 yıl normal gelişim içindedirler. Belirtiler sıklıkla 3-4 yaş civarı olur.Ağır Mental Reterdasyonla birlikte olur.Genelde lökodistrafi denilen ilerleyici çocuk nörolojisi hastalıklarıyla birlikte görülür.Epilepsi sıktır.İlk bulgular artan aktivite , huzursuzluk , anksiyete ve konuşma ile diğer yetilerin kaybı şeklindedir. Bu kayıp belli bir plotoya erişir ve gelişme sınırlıdır.


Solaklıkla İlişkisi
Otistiklerde solaklık 2 kat fazladır. Genelde uzun yıllar her iki elide kullanıp bunu yaparken belirli işi işler için belirli tercih yapmamaları dikkat çeker.Buna müphem el dominansı denir.

Cinsiyet tercihi yapar mı?
Erkek çocuklarda 3-4 kat daha sık görülür.Asperler ise 20 kat fazladır.Rett sendromu ise kızlarda görülür Kız çocuklarda daha seyrek olabilir ama daha ağır seyredilir.

Yaygınlığı
yaklaşık ;10 binde 4-5 kişi de tipik otizm, 15-20 kişide de otistik davranışlar görülür.

Görülme Sıklığı
Önceleri 2,500 de 1 ken, 1,000 1 civarı olduğu görülmüştür.Olumsuz cevre şartları,radyasyon vs bu oranı arttırdığı düşünülüyor.

Sebebi
Yanıtı kesin değildir.Çünkü otizm diye tanı konan davranışların tek bir nedeni yoktur. Çevre ,genetik ve buna bağlı kimyasal dengesinin bozulması daha çok genetik olduğu düşünülmektedir.

Otizmn genetik temeli üzerine gelişmeler
1- Genetik etmenler tek başına yeterli olmadığı bilinmektedir.Çünkü tek yumurta ikizlerde bile %70 otistik olma olasılığı vardır.Otizmden sorumlu 5-10 gen vardır.
2- Uzmanlar sentromer bölgesine yakın bir geninde otizme neden olduğunu düşünmekte. Özellikle anneden gelen genlerin buna neden olduğu düşünülmekte. GABA maddesi (beyindeki biokimyasal bir madde) anksiyete ve epilepsi ile ilgili bir madde olup otizmlede ilişkilidir.X kromozomu özellikle GPRR adlı gende sendromun sistemi ve erken dönemde beyin gelişimini etkileyen geninde otizmde ilgili olduğu sanılmaktadır.
3- 7. kromozom üzerinde bulunan konuşmayı etkileyen SPCH ında otizmle ilgili olduğu sanılıyor.

Genetik araştırma önündeki engeller
Otistik çocuğu olan aileler başka bir çocuk doğurmak istememektedir.Bu da kuşaklar boyu otizmn ilerlemesini olanaklı kılmıyor. Kuşaklar arası çalışmaları engelliyor.
Otizmle ilgilien iyi çalışmalar tek yumurta ikizlerinin üzerinde yapılmakta fakat yeterli sayıda tek yumurta ikizi bulmak kolay değildir.
Bir bölgenin gelişimi birçok gene bağlı olduğundan otizme neden olan kesin geni bulmak pek de olanaklı değildir.

Bir çocuğu otistik olan aile 2, çocuğununda otistik olma olasılığı nedir?
Bu risk ortalama %5 de ikiz çocuklada tek yumurta olanlada %35-70 civarıdır.çift yumurta ikizi ise %0-23 oranında otistik olma olasılığı görülmüştür.

Otizm sadece genetik bir hastalık mı?
Hem genetik hemde çevresel nedenlere bağlı bir hastalıktır.İkizlerde görülür özellikle

Otizmde hangi durumlarda tetkik istenir?
• Otizme yol açan bir ‘nedeni’ bulma
• Otizmi taklit eden durumları ayırma
• Otizme eşlik eden başka tıbbi sorunları bulma
Yapılacak tetkikler arasında kraniyel manyetik rezonans(MR), bazen kraniyel bilgisayarlı tomografi (BT), EEG, metabolik tetkikler(kan ve idrar) kromozom analizlerive nöropsikolojik testler yer alır.

DAVRANIŞ SORUNLARI VE SENDROMLAR

Stereotipi: Tekrarlayıcı hareketlere verilen isimdir. Zeka düzeyi düşük otistiklerde daha sıktır. Eğitimle azaltılabilir. Ör: öne geri sallanma

Otistik çocukların bir bölümü parmak ucunda yürür:Kaba motor gelişimleri normaldir.bazıları yıllarca bazıları geçici bir süre parmak ucunda yürür.

El becerileri: Genelde kötüdür. Kalem, makas tutma v.s.

Bruksizm : Diş gıcırdatma

Rett sendromu: Genelde kızlarda görülür. En önemli özelliği normal bir doğum ve ilk 15 ay normal gelişimi takiben kafanın büyümesinin giderek durması ve kafa çapında görülen küçülmedir.belli bir amaca yönelik olarak ellerini kullanmaktan vazgeçmeleri ve tipik el hareketleriyle ayırt edilir. İlk 2 yıl içinde sosyal iletişimi bozulur. Daha ileri yaşlarda eğer yürümeye başlamışlarsa: yürümeleri de bozulur. Konuşma gelişmez. Zeka özürleri belir- gindir. Epilepsi nöbetleri sıktır ve EEG’leri daima bozuktur.

Landau kleffner sendromu: nörolojk bir hastalıktır. Gelişimi normal sınırlar içinde olan çocukta saatler veya günleriçinde konuşma yetisinin kaybıdır.epilepsi nöbetleri görülür. Daha çok 2-13 yaş çoğunluklada 3-7 yaş arası çocuklarda görülür.bu çocuklar aniden sağır olmuş sanılır ve aniden hiç konuşmazlar,daha sonra yavaş ve dereceli düzelmeler olabilir.

Otistik çocuklarda konuşma nasıldır ve nasıl gelişir; yaklaşık yarısında konuşma anlamlı bir iletişim aracı olacak şekilde gelişmez,bazılarında sonradan griler ve kaybolur. Anlamaları konuşmalarına göre daha iyi olmakla birlikte karmaşık emirleri anlayamazlar.konuşma tonlarını ayarlayamayabilirler.
Bazılarında konuşma hiç gelişmez bunlara’ mutist’ denir. Bazıları zamanında konuşur. Genelde zekası normal olanlardır.yüz mimiklerini fazla kullanmazlar. Geç konuşmaya başlayanlarda tipik olarak konuşma başlatamama, olay anlatamama ve karşılıklı konuşmayı sürdürememe görülür.



OTİSTİK ÇOCUKLARDA SIK KARŞILAŞILAN VE GÜNLÜK YAŞAMDA OLABİLEN DURUMLAR.

Aşırı hareketlilik. Saldırganlık, öfke nöbetleri, uyku ve yeme bozuklukları. Cinsel taciz, masturbasyon.banyo ve berber sorunları.kişi, eşya ve eylemlere yönelik takıntılar vb.

Tikler: bazen stereotipi denilen tekrarlayıca hareketlerden ayırmak zor olabilir. Genelde yüzde olur.yada omuz silkme hareketi, boğax temizliyormuş gibi sesler şeklinde olabilir

Genel öğrenme sorunları: becerileri bir alanda iyi başka bir alanda kötüdür, oransızdır. Başarılı olduğu alanlarda bazen iyi,iyi olduğu alanlarda bazen kötüdür. Yani yeteneklerinde gün içinde değişimler gösterirlersomut örnekleri daha iyi anlarlar. En iyi görsel bir şekilde sunulan bilgiyi öğrenirler.

OTİZMİN PSİKOLOJİK AÇIKLAMALARI

Psikojen teori: çocuğun anneyleilişkisi, soğuk ve reddedici olarak algılanan davranışlarla karşılaşması sonucunda ortaya çıkan bir geriçekilme ve içe dönüş olarak otizmi değerlendirir. Bruno Bettleheim’in kuramı olarak bilinir.

Afektif (duygusal) görüş: temelde duygu sorunu vardır.başkalarının duygularını anlamada, özellikle yüz mimikleri ve jestlerine bakarak yorumlamada yetersizdirler.

Zihin kuramı: Otistikler başka insanların iç dünyaları ve kendilerine özgü düşünce sistemlerinin olduğunu tam olarak kavrayamazlar.Normal çocuklar bunlar için 4 yaşına kadar teoriler geliştirdiğini belirtirler.

Merkezi bütünleme görüşü: Mevcut bilgilerin belli bir anlam oluşturacak şekilde bütünlenmesini ifade eder.otistiklerde bu mekanizma bozulmuştur.

Davranışsal teori: Otistik çocuğun içinde bulunduğu ortamda, çevresiyle ilşki kurma yoluyla öğrendiği birtakım normal olmayan özel davranışların gelişmesiyle açığa çıkar.

Saf biyolojik teori: beyindeki bazı yapısal ve kimyasal bozuklukların otizme yol neden olduğu savunulur. Bu teori günümüzde yapılan çalışmalarla doğrulanır.

OTİZMİN BİYOLOJİK SİSTEMLERLE İLİŞKİSİ

• Seratonin maddesinin otistiklerde fazla olduğu görülmüş.yine dopamin de diğer bir etkili maddedir.
• Bağışıklık sisteminin çevre ve organizmaya bağlı olarak bozulmasıda otizm nedenlerindendir.
• Aşıların otizm üzerine etkileri henüz tamolarak ispatlanmamıştır.
• Annenin terk etmesi veya bakıcının değişimide, boşanmalar vs. Tetikleyici olabilir.
• Otistiklerin %70’iğ değişen derecelerde zeka özürlüdür.
• Otistik çocukların nadiren ileride şizofreniye de yakalandıkları görülmüş.şizofreni genelde çocukluğu normal veya normale yakın gelişen gençlerde görülür.şizofrenide sık görülen işitsel halüsinasyonlar otizmde görülmez.
• Otistiklerin bazıları inanılmaz derecede ağrıya dayanıklıdır. Nedeni ‘opioit’ denilen vücudun kendi morfin sisteminde görülen bozukluktur.
• Yeme sorunları; Nadiren aşırı yiyebilirler. Katı yiyecekleri reddederler. Çiğnemek istemezler.otizmin temel özelliği olan yeniye direnç gösterme, yiyecekler içinde geçerlidir ve yediklerini çeşitlendirmek uzun süre olanaksız olur. Gıdalarına karıştırılacak en küçük bir maddeyi bile fark ederek, yemekten vazgeçebilirler. Farklılıklar için aşama aşama çocuğa yemek alışkanlığı kazandırılır.
• Otizm ve alerji; özellikle gıda alerjileri olabilkir. Gerek farklı gıdalara, gerekse çevresel toz ve benzeri maddelere karşı etkin savaşım verilmesi gerektiği söylenilebilir.
• Otizm ve kabızlık; sık karşılaşılan bir durumdur.
• Otistiklerde uyku sorunları: Uyku sorunları çok olur. Erken dönemlerde uymayan yada gazlı bebek olarak tanımlanırlar.daha sonraları sık uyanma, uyanınca durdurulamayan ağlama nöbetleri,geç uyuma vb. sorunlar olur.

OTİSTİKLERDE GÜNDELİK YAŞAMLA İLGİLİ DİĞER SORUNLAR VE ÖZELLİKLER

Otizm ve takıntı: bir konuyla aşırı ilgilenebilirler. Bir süre sonra ilgilendikleri eşya vb. değişip yerine başka şey geçer. Ayrıntılara takılabilirler.sayılar, alfabe vb. birçok şey konu olabilir.

Otizm ve uygunsuz korkular: Özel uygunsuz korkuları vardır.Bazen son derece tehlikeli durumlarda korkusuzca davranırlar yada zararsız durumlarda aşırı tepki gösterirler.

Otizm ve değişikliğe tepki: Ayrılık üzerinde ısrar edebilirler. Sıradan değişikliklere karşı anormal tepki gösterilir.

Ani gülme- Ağlama: nedensiz gülme ve ağlama krizleri olabilir. Bazen ağlarken gülmeye başlarlar ya da tersi olabilir. Nedeni bilinmez.
Dokunma – dokunulma: Bazen severler,bazende ileri derecede kaçınırlar.

Otizm ve kendine zarar verici davranış :’Otomatikasyon ‘Daha çok zeka düzeyi düşük otistiklerde ve ağır olarak görülür.Kafaları duvara vurmaya kadar giden davranışlar sergieyebilirler.

Otizm ve saldırganlık: Bazı otistiklerde saldırganlık belirgin bir davranış olabilir Genelde belli bir nedeni vardır. Nadiren saldırganlığın boyutları tehlikeli bir hal alabilir.
Otizm ve öfke nöbetleri: otizm nöbetleri sık görülebilir.sıklıkla küçük yaşlarda görülür. Genelde bir isteğin yapılmaması ya da istemediği bir durumun oluşmasıyla açığa çıkabilir.

Otizm ve tuvalet terbiyesi: Başlıca sorunlardan biridir. Bazıları ısrarla kaçınmaktadır. Birçoğu geç tuvalet kontrolü kazanırlar. Ve pek çoğunda tuvalet sonrası temizlik geç yaşlara kadar aile tarafından yapılır. Tuvalet tebiyesi büyük.küçük. ve gece terbiyesi şeklindedir.

Otizm ve cinsellik: otistikler cinselliğe ilgi duyarlar. Erkelerin başlıca etkinliği masturbasyondur. Kızların küçük kısmı ise öpme ve kucaklamanın ötesine geçebilir.konuşma yetisi gelişenlerin daha fazla masturbasyondan zevk aldığı belirtilmiştir. Stereotip hareketleri olanlarda bu eylem daha fazla görülür.

Otizm ve masturbasyon: aşırı masturbasyon ergenlik çağına gelenlerde ciddi sorun olabilmektedir. Nörolojik bir neden yoksa, davranış terapileriyle düzeltilebilir. Özellikle bunu herkesin önünde yapmaması ve sıklığı azaltma sağlanabilir. Önemli olan çouğun dikkatini başka yöne çekmek ve zevk alabileceği etkinlikler bulmak önemlidir.

Otizm ve adet görme: İlk adet kanaması, normalşartlarda bile gereksiz korku ve endişelerin kaynağı olabilir.bu konuda ailelerin duyarlı olması gerekmektedir.

Otizm ve diş hekimi: Çoğu zaman genel anestezi altında sorun çözülür.

Otizm ve duyu sorunları: Bir ve ya birkaç duyusundan gelen uyarılara karşı aşırı bir tepki verebilirler yada kayıtsız kalabilkirler. Ör) acıyı veya soğuğu farketmeme

Otizm ve hiperaktivite: Birçoğu hiperaktif ve dikkati dağınıktır. Özellikle 2 yaş civarı çok belirgindir.
Zeka ve diğer nöropsikolojik testler: Özellikle performans zekaları ölçüğlebilir. 1.000’de 1’ üstün zekalıdır.

Özel becerileri: Otistikler en iyi görsel yoldan öğrenirler bu yüzden eğitimlerinde resimler ve nesneler kullanılması yerinde olur.

Hiperleksi: Okuduğunu anlamadan gelişmiş okuma yetisi. Hiperleksi olan otistikler çok teşvik edilmemeli. Yaşına uygun oyunlara ve sosyal aktivitelere itmek daha uygun olur.

Fiziksel sorunlar: Özellikle tekrarlayıcı orta kulak iltihabı sık görülür ve yarısında görme sorunu vardır.

OTİZMDE TEDAVİ

Kesin bir tedavi yoktur. Hayat boyu süren bir hastalıkır. Eğitsel terapilerle uyum ve becerileri arttırabilir. Aşırı hareketlilik vb. durumlarda ilaca başvurabilir.
İlaçlı tedavi ne zaman ve ne amaçla kullanılır?
Otizme özgü belirtilerde dğişikliğe yol açmaz. Ancak sık görülen aşırı hareketlilik,anksiyete.dpresyon, kendine zarar verici davranış,saldırganlık vb.gibi düzen bozucu davranışlarda kullanılır. İlaç kullanımı doktor kontrolünde olmalıdır.

İmmünglobülin tedavisi: İmmünglobülin tedavisinin etkili olabileceği düşünülmekte. (bağışıklı sisteminin dışarıdan desteklenmesi)

Sekretin tedavisi: Mide-barsak sisteminin hazım işini sağlayan hormondur.

Otizmde fizyoterapi: gevşeme, koordinasyon egzersizleri, beceri gelişimi için etkilidir.

Diyet tedavisi: proteindenküçük peptitler biyolojik olarak aktif olup,beyinde kimyasal aracı maddeler üstünden harabiyete yol açabilirler. Bazı gıdalarda bu maddeler vardır. Ve bu maddelerin olmadığı gıdalar diyette kulanılır.

Vitamin terapisi: B6 vitamininin magnezyumla birlikte verilmesidir.

Sanat ve müzikle tedavi:otistiklerin sanat ve resme ilgi duydukları bilinir.bazıları bu konuda üstün yeteneklidir.bu eğilimleri tedavi amacıyla kullanılır.

Duyusal bütünleme terapisi: Kendi vücudunun farkında olma ile değişik duyumlar arasındaki ilişkiyi ele alarak yürütülür. Uğraş terapistleri tarafından yapılır.
İşitsel tedavi. Bir kulaklık aracılığıyla günde 1 saat olmak üzere yaklaşık 10 gün boyunca modüle edilmiş müzik uygulanması ve bu şekilde değişik frekanslar aracılığıyla, bir çeşit düzenli br gel-git sağlayarak ortakulak ve beyine mesaj uygulanması temellidir.

Otistiklerde hızlandırılmış iletişim. Bu yöntemde, otistik çocuk daktiloda ya da bilgisayarda yazarken, bir eğitimci ya da ebeveyn çocuğun elini destekler. Tartışmalı bir yöntemdir ve araştırılmaktadır.

Konuşma terapisi: Dikkat kusurları, konuşma bozuklukları, göz temasının olmaması,verilen komutlara hiç uymama vb. konuşma terapisinin yapılmasını engelleyebilir.
Yardımcı yöntem ve ya araçlarla sağlanan iletişim: Konuşması bozuk ama anlaması iyi olan spastik çocuklar için geliştirilmiştir. Bilgisayar, gerekli araç gereç ve donanım aracılığıyla iletişim sağlar. Bu tip iletişim otistik çocuklar içinde kullanılmaktadır.ancak kullanımı sınırlıdır. Pecs ise resimlerle iletişim kurulmasını sağlar ve oldukça etkili bir yöntemdir.

Ailenin ne tip desteğe gereksinimi vardır? :Anne ve çocuk arasındaki bağ ne kadar güçlüyse çocuğa verilen eğitimde o derece başarılı olur. Ailelerin başlıca endişe kaynağı çocukların geleceğidir. Otizm hakkında bilgiye ihtiyaç duyarlar. Nasıl davranacaklarını bilmek isterler. Tedbirleri öğrenmek isterler.
Ailelerin tanıyı duyduktan sonra sonraki tepkileri ;keder, inkar, kızgınlık, pazarlık yapma, depresyon, kabul’dür.
Davranışsal tedaviler: Davranışsal yaklaşım ve bu yaklaşıma bağlı eğitim/terapilerin en etkili yöntemler olduğu gözlenmektedir. Problem davranışlar belirlenerek, nasıl ortaya çıktığının belirlenmesi, önceleyen ve buna hazırlayan olayların belirlenmesi ve bu davranışın yol açtığı etkiler belli hipotezler oluşturularak değerlendirilir.

Eğitimin başlıca amacı: Özbakım becerileri kazandırmak ve daha sonra akademik eğitime hazırlamaktır.

Eğitsel tedavilerin temel ilkesi: Erken tanı çocuğun gelişimi için hayati önem taşır.çocuğun özelliklerine göre hazırlanan programın, yapılandırılmaş bir çevrede uzman kişilerce, uygun araç gereç kullanarak uygulanması, otistik çocukların eğitiminin temelini oluşturur.

Otizm ve ödül: Yapılan iyi bir iş veya başarı sonrası sözel bir ödül otistikler için anlamlı olmayabilir.o zaman başka bir yöntem bulunmalıdır. Ör) sevdiği oyuncağı ile oynama ve ya sevdiği yiyeceği verme gibi...

Erken yaşta başlanan tedavinin amacı: Otistik çocuklara ve ailelerine, otistik çocukların özel gereksinimlerinin ve zihinsel açıdan sahip oldukları kuvvetli alanların ne olduğunu göstermektir.

Otizm ve öğrenme: Otistik çocuklar, bir bilgiyi repertuvarlarına alabilmek için çok sayıda tekrara gereksinim duyarlar.

Otizm ve öğrenme şekilleri: İnsanlar görerek, dokunarak, duyarak veya objeyi manipule ederek öğrenirler. Genellikle insanlar bu iki ve ya üç sistemi bir arada kullanarak öğrenir.pek çok otistik birey. Genellikle bu öğrenme şekillerinden sadece birini kullanarak öğrenir. Otistik çocuğu gözlemleyerek hangi stili kullandığı belirlenebilir. Çocuğun öğrenme stilini öğrenmek, onun sunulan bilgiyi alabilmesine ve işleyebilmesine yardım edebilmemizi sağlar.

OTİZMDE EĞİTİM VE TERAPİ:

İster eğitimister terapi olsun,unutulmaması gereken çok önemli kurallar vardır.
1 – Hedef çocuk için, aileyle yapılmış görüşmeler ve gözlemler sonrasında özel olarak geliştirilmiş programlar hazırlanmalı, hedefler belirlenmeli ve bu hedefler 6 aydan daha uzun olmamak kaydıyla, belli aralıklarla gözden geçirilmelidir.
2 – Dilöncesi etkinlikler için terapi düzenli ve devamlı olmalıdır.
3 - Aileye destek verilmelidir.
4 - Eğitim, çocuğun yaşamının her anında var olmalıdır.
5 – Eğitmenin anne ve baba ile çocuğa yakın diğer kişilerle alışverişte bulunması ve örnek olması çok önemlidir.
6 – Siz öğretirken, kendiliğinden oluşan her başarıyı da ödüllendirmeniz gerekir.
7 – Çocuğa ihtiyacı olandan daha fazla deneme yapma şansı verilmelidir.
8 – Olabildiğince sessiz bir çevre ayarlanmalıdır.
9 – Çocukların içinde bulundukları okullar,toplumsal gruplar ve diğer organizasyonlarla ilişki içinde bulunulmalı ve buralarda çıkabilecek sorunlar için çareler üretilmelidir.

TERAPİDE BAZI STRATEJİLER :

Tedavide hedeflenen amaçlar şöyle sıralanabilir :
1. Çocuğun diğer insanlarla ilişki kurmasını engelleyen garip ve amaçsız etkinliklerini durdurabilmek.
2. İlgi ve dikkatini, algısını geliştirecek olan eğitim materyallerine vermesini sağlamak
3. Özbakım becerilerini geliştirebilmek.
4. Çocuğu sosyal ortamlarda rahatlıkla varolabilmesi için hazırlamak.
5. İletişim becerilerini artırabilmek.
6. Aileleri çocuklarının gelişimlerine destek olmaları için eğitebilmek.

Otizm ve Tedavi Ekibi : Tedavi planı, disiplinler arası bir ekiple hazırlanıp uygulanırsa çocuğun gelişimi çok hızlı olur.Bu ekipte çocuğun kendi doktoru, özel eğitimcisi, konuşma terapisti,çocuk psikiyatrı ve/veya çocuk nöroloğu vardır.

Eğitim veya Terapi YönündeYaşanan Güçlükler : Diğer çocukların aksine, otistik birçocuk, dünyayı keşfetmek için çabalamaz,araştırma yapmaz, neredeyse hiç bir zaman incelemez.Toplumsal kurallara dikkat etmez, bir şeyin işlevlerini ve çağrışımlarını kendi başına farketmez, sınırlı bazı gelişmeleri de tesadüfen ve yavaş bir sürede kazanır.Otistik çocuk için dünya karmaşıktır, iletişimde anlaşılır ve alışılmış yolları kullanamaz.En önemlisi de genelleştirmeyi öğrenemez.Eğitimdeki en önemli engel budur.

OTİZM YAŞAM SÜRESİNİ KISALTAN BİR HASTALIK DEĞİLDİR

Onları Nasıl Bir Gelecek Bekler : Az bir kısmı minimum desteklerle evlerde veya apartman dairelerinde bağımsız yaşayabilir.Çok azı tamamen bağımsız yaşar.Çok azı evlenir ve aile oluşturur, fakat çocuklarının bundan etkilenme riskleri yüksektir.Sosyal, toplumsal etkinliklerden yararlanırken hep yardıma gereksinim duyarlar.Hoşlandıkları ve yapabilecekleri işlere yönlendirilmeleri gerekmektedir.Karar vermenin minimal olduğu alanlarda ve iyi düzenlenmiş işlerde çalışmaları olanaklıdır.Özellikle, resimlendirilmiş veya yazılı yönergelerle, yapacakları işi adımadım belirleyen listelerle çalışmaları sağlanabilir.

OTİZME DAİR SON SÖZ

• Otizm, biyolojik kökenli bir hastalıktır.
• Otizm, çocukluk çağıyla sınırlanmış bir hastalık değildir.
• Otizm, bir gelişim geriliğidir ve hayat boyu devam eder.
• Otizm, Her zaman özel yeteneklerle karakterize edilmez.
• Otizm, her zeka düzeyinde bulunabilir ama genelde öğrenme bozukluğuyla bir aradadır.
• Otizm, normal bir çocuğun dışarıçıkmak için içinde beklediği bir kabuk değildir.
• Otizm, sosyalizasyon, iletişim ve hayal kurmada ciddi bozulmaların olduğu bir hastalıktır.
• Otizmde, otizmi oluşturan semptomların büyük bir çoğunluğu sadece otizme özel değildir.Bu özelliklerin %87’sini sağır ve dilsiz çocuklarda %47’sini down sendromlu çocuklarda, %28’ine de normal çocuklarda rastlanmıştır.

Daha önce de belirtildiği gibi, söylenen her belirtinin otistik bireylerde gözükmesi gerekmez.Ancak çocuğunuzda, yukarıdaki belirtilerden en az 7’sini görüyorsanız mutlaka konunun uzmanı olan bir profesyonele danışın.


Sevgi ve Bilgi Paylaştıkca Büyür M.ongun
05-07-2008 11:37 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla  Konu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Sürümü Görüntüle
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Üye Ol | Bu Konuyu Favorilerime Ekle

Forumlar Arası Geçişi